14.01.2026
İnşaatlarda Acil Durumları Yönetin, Tahliyeyi Şansa Bırakmayın.
İnşaat sahalarında acil durum yönetimi; değişen fiziki koşullar ve geçici yapı unsurları göz önünde bulundurularak, risk değerlendirmesi sonuçlarına dayanan ve fiilî durumu doğru yansıtan etkin tahliye planları aracılığıyla yürütülmelidir.
Acil durumlar, 18/06/2013 tarihli ve 28681 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik kapsamında; işyerinin tamamında veya bir bölümünde meydana gelebilen ya da işyerini dışarıdan etkileyebilen, yangın, patlama, tehlikeli kimyasal maddelerden kaynaklanan yayılım, zehirlenme, salgın hastalık, sabotaj, radyoaktif sızıntı ve doğal afet gibi ivedilikle müdahale gerektiren olaylar şeklinde tanımlanmaktadır. Özellikle inşaat sahalarında; üretim sürecinin devam etmesi, fiziksel koşulların sürekli değişmesi ve geçici yapıların yaygın olarak kullanılması nedeniyle bu tür olayların ortaya çıkma olasılığı ve etkileri daha da artabilmektedir. Bu nedenle acil durumlara karşı önceden hazırlıklı olmak; olay anında doğru ve hızlı müdahalenin sağlanması, tahliye sürecinde panik ve yön kaybının önlenmesi, ikincil risklerin kontrol altına alınması ve çalışanların güvenli alanlara kısa sürede ulaşabilmesi açısından hayati bir önem taşımaktadır.

İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik; işyerlerinde acil durum planlarının hazırlanması, önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi ve bu süreçlerin güvenli şekilde yönetilmesine ilişkin usul ve esasları ortaya koymaktadır. Bu kapsamda acil durum planı; işyerlerinde meydana gelebilecek acil durumlarda yapılacak iş ve işlemler ile uygulamaya yönelik eylemleri içeren temel doküman olarak tanımlanmakta ve işyerinin tasarım veya kuruluş aşamasından itibaren sistematik bir yaklaşımla hazırlanması öngörülmektedir. Planlama sürecinde; acil durumların belirlenmesi, olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin alınması, görevlendirilecek kişilerin tespiti, acil durum müdahale ve tahliye yöntemlerinin oluşturulması, dokümantasyonun yapılması, tatbikatların gerçekleştirilmesi ve planların güncellenmesi bütüncül bir süreç olarak ele alınmaktadır.

Özellikle sürekli değişen fiziki koşullara, geçici yapısal elemanlara ve çok sayıda eş zamanlı faaliyete sahip olan inşaat sahalarında; yangın ve patlama başta olmak üzere, kazı ve yıkım faaliyetleri sırasında meydana gelebilecek göçükler, iskele ve kalıp sistemlerine bağlı yapısal riskler, inşaat makineleri ve iş ekipmanlarının hareketi, çarpması veya devrilmesi, kenar ve boşluklardan düşme ya da asılı kalma gibi durumlar, zorlayıcı hava koşulları ve doğal afetler kaynaklı olaylar gibi acil müdahale gerektirebilecek tüm risklerin, risk değerlendirmesi sonuçları esas alınarak önceden belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, söz konusu durumların olası etkilerini önlemeye ve sınırlandırmaya yönelik teknik ve organizasyonel tedbirlerin alınması, uyarı, arama-kurtarma, tahliye, ilk yardım ve yangınla mücadele yöntemlerinin net biçimde tanımlanması ve sahaya özgü tahliye düzenlemelerinin oluşturulması gerekmektedir. Ayrıca, inşaat iş yerlerinde görev alan çalışanlar, ziyaretçiler ve geçici olarak sahada bulunan diğer kişilerin güvenliğinin sağlanabilmesi için acil durum ekiplerinin oluşturulması, görev ve sorumluluklarının belirlenmesi, planların dokümante edilmesi, düzenli tatbikatlarla uygulanabilirliğinin test edilmesi ve saha koşullarına paralel olarak güncel tutulması, acil durum yönetiminin etkinliği açısından kritik bir zorunluluktur.

Acil durum planlarının etkin ve uygulanabilir olabilmesi için planların belirli asgari unsurları içerecek şekilde dokümante edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan acil durum planlarında; işyerinin unvanı ve adresi, işveren bilgileri, planı hazırlayanların kimlik ve görev bilgileri ile planın hazırlanma ve geçerlilik tarihleri açıkça yer almalıdır. Ayrıca işyerinde belirlenen acil durumlar ile bu durumlara karşı alınan önleyici ve sınırlandırıcı tedbirler, acil durum müdahale ve tahliye yöntemleriyle birlikte planın temel bileşenleri arasında bulunmalıdır.

Acil durum planlarının önemli bir bileşeni olan tahliye planları ise kaçış yolları, toplanma alanları ve varsa uyarı sistemlerini gösteren sade ve anlaşılır krokiler, yangın söndürme ekipmanları da dâhil olmak üzere acil durum ekipmanlarının yerleri, İlk yardım malzemelerinin bulunduğu yerler ve görevlendirilen çalışanlara ilişkin bilgileri içermektedir. İnşaat sahalarında kimyasal maddelerin kullanımı, parlama veya patlama riski bulunan alanlar ile benzeri özel riskler barındıran bölümlerin planlarda ayrıca gösterilmesi, olası acil durumlara müdahaleyi kolaylaştırmaktadır. Ayrıca elektrik ve gaz akışının kesilebileceği noktaların, vana ve kesicilerin yerlerinin tahliye planları üzerinde açıkça işaretlenmesi, acil durum sırasında risklerin kontrol altına alınmasında kritik rol oynamaktadır. Tahliye planlarının; iş yerinin tamamını veya ilgili bölümlerini kapsayacak şekilde hazırlandığından, sahadaki fiilî durumu doğru biçimde yansıttığından ve çalışanlar tarafından kolaylıkla görülebilecek ve erişilebilecek noktalara yerleştirildiğinden emin olunmalıdır. Acil durumların etkili şekilde yönetilmesi adına bilgilerin güncel, anlaşılır ve sahada kolay erişilebilir olması son derece önemlidir.
Diğer bir taraftan inşaat sahalarının, fabrika ve benzeri sabit tesislerden farklı olarak sürekli değişen ve gelişen bir yapıya sahip olması, tahliye planlarının hazırlanması ve uygulanmasında farklı bir yaklaşımı gerekli kılabilmektedir. İnşaat iş yerlerinde üretim süreci ilerledikçe; kat sayıları, geçici yapılar, iskele ve kalıp sistemleri, çalışma alanları ile kaçış güzergâhları zaman içerisinde değişebilmektedir. Bu nedenle tahliye planlarının yalnızca ana giriş ve çıkış noktalarında asılı olması, sahadaki tüm çalışanlar için her zaman yeterli olmayabilir. Acil bir durumda çalışanların ilk ve en kritik ihtiyacı, bulundukları noktadan en yakın ve güvenli kaçış yoluna hızlı şekilde ulaşabilmektir. Bu çerçevede, aktif olarak kullanılan katlar, bloklar veya ana çalışma bölgeleri için hazırlanmış, sade, anlaşılır ve kolayca güncellenebilir tahliye krokilerinin sahada paylaşılması büyük önem taşımaktadır. Yapımı devam eden inşaatlarda, kalıcı bina unsurlarının —örneğin yangın merdivenleri veya kapalı kaçış koridorlarının— henüz mevcut olmaması, tamamlanmış yapılara yönelik tahliye yaklaşımlarının birebir uygulanmasını teknik ve fiili olarak zorlaştırmaktadır. Bu gibi durumlarda esas olan; mevcut saha koşulları dikkate alınarak, daha güvenli bir alternatif bulunmadığı hallerde, risk değerlendirmesi sonuçlarına göre fiilen kullanılan kat merdivenlerinin veya geçici düzenlemelerin kaçış yolu olarak değerlendirilmesidir (Bilindiği üzere 8 inci madde doğrultusunda risk değerlendirmesine bağlı olarak acil durumlar belirlenmekte ve acil durumların önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerinin belirlendiği, müdahale için prosedürler ve tahliye planlarını içeren bir acil durum planı hazırlanmaktadır. Dolayısıyla acil durum planı - ve içeriğindeki iş yerinin her bölümü için hazırlanmış tahliye planları - risk değerlendirmesinin çıktısı olarak göz önüne alınmalıdır.).

Tahliye planlarının inşaatın mevcut aşamasını yansıtan güncel projeler üzerine işlenmesi ve sahadaki fiilî durumu doğru şekilde göstermesi, etkinliği ve uygulanabilirliği artırmaktadır. Ancak acil durum yönetiminin etkinliği yalnızca planların hazırlanmasıyla sınırlı değildir. Planlar çalışanlara açık ve anlaşılır şekilde anlatılmalı, görevlendirilen ekipler eğitilmeli ve düzenli tatbikatlarla uygulama test edilmelidir. Bu sayede acil durum anında doğru ve hızlı davranışların sergilenmesi sağlanacak, böylece panik, yön kaybı ve ikincil risklerin önüne geçilerek tahliye süreci kontrollü, güvenli ve etkin bir şekilde yürütülecektir.
Acil durum planının hazırlanmasına ilişkin genel bilgiler, Bakanlığımızca hazırlanan rehberde yer almakta olup ilgili dokümana 👉[buradan] erişebilirsiniz.