Yüksekte Çalışmaya Yönelik Temel Eğitime Dair Bilinmesi Gerekenler
09.02.2026

Yüksekte Çalışmaya Yönelik Temel Eğitime Dair Bilinmesi Gerekenler

Yüksekte çalışma eğitimi esaslarının doğru şekilde bilinmesi, güvenli davranışların yerleşmesini ve düşme kazalarının önlenmesini sağlar. Ayrıca tüm tarafların yasal yükümlülüklerini doğru ve etkin biçimde yerine getirmesine katkı sunar.

İnşaat sektörü, doğası gereği yüksekte çalışmanın yoğun olduğu ve bu nedenle düşme başta olmak üzere ciddi ve çoğu zaman ölümcül riskler barındıran bir alandır. İskeleler, çatılar, platformlar, döşeme kenarları ve yapı içi açıklıklar gibi alanlarda gerekli mühendislik çözümleri ile toplu koruma önlemleri (korkuluklar, güvenlik ağları vb.) alınmadığında, düşme riski önemli ölçüde artmakta ve bu durum ağır yaralanmalarla ya da can kayıplarıyla sonuçlanabilmektedir.

Bu noktada, teknik önlemlerin tek başına yeterli olmadığı; bu sistemlerin doğru, sürekli ve amacına uygun şekilde kullanılmasının büyük ölçüde insan faktörüne bağlı olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile bu kapsamda verilecek yüksekte çalışmaya yönelik eğitimler, sahadaki güvenliğin sağlanmasında kritik bir rol üstlenmektedir. Eğitimler, teknik önlemleri tamamlayan ve onları etkin kılan vazgeçilmez bir unsurdur.

Yüksekte çalışma eğitimleri; çalışanlara riskleri tanıma, tehlikeli davranışlardan kaçınma, güvenli çalışma alışkanlıkları geliştirme ve sahaya uygun doğru yöntemleri benimseme imkânı sunmaktadır. Emniyet kemerleri, yaşam hatları, ankraj noktaları, korkuluk sistemleri ve güvenli erişim ekipmanlarının nasıl, ne zaman ve hangi koşullarda kullanılacağı ancak nitelikli bir eğitimle doğru şekilde kavranabilmektedir. Bunun yanında çalışanlar, olası acil durumlarda nasıl hareket edeceklerini, kurtarma prosedürlerini, ekip içi koordinasyonun ve iletişimin önemini de bu eğitimler sayesinde öğrenebilmektedir. Bu yönüyle yüksekte çalışma eğitimleri yalnızca yasal bir zorunluluk değil; teknik önlemleri işlevsel kılan, insan davranışlarını güvenli yönde şekillendiren ve nihayetinde insan hayatını koruyan hayati bir yatırımdır.

Yüksekte çalışmaya yönelik eğitimlerin esaslarına ilişkin olarak, Şubemize CİMER üzerinden ve internet sitemizde yer alan e-posta adresi aracılığıyla çok sayıda başvuru ve soru iletilmektedir. Bu kapsamda, paydaşlarımızın doğru, güncel ve güvenilir bilgiye erişimini sağlamak amacıyla aşağıda yer alan hususların kamuoyu ile paylaşılmasının faydalı olacağı değerlendirilmiştir.

1. EĞİTİMİ KİMLER VEREBİLİR?

Öncelikli olarak, 5/10/2013 tarihli ve 28786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nin Ek-4 bölümünün “Yüksekte Çalışma” başlığı altındaki 2 nci maddesinin (g) bendinde “Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlikeler, riskler, kontrol tedbirleri ve güvenli çalışma yöntemleri konularında eğitim verilir.” hükmüne ait eğitimlerin iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri kapsamında olduğu bilinmelidir. Dolayısıyla bu eğitimlerin kimler tarafından verilebileceğine dair hususlar için 15/05/2013 tarihli ve 28648 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik dikkate alınmalıdır. Mezkûr yönetmeliğin 13 üncü maddesinde eğitimi verebilecek kişi ve kuruluşlar ile ilgili olarak:

"(1)  Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri;

a) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri,

b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi,

c) Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri,

tarafından eğiticilerin uzmanlık alanının Ek-1’de yer alan konulara uygun olması kaydıyla verilir.

(2) Ayrıca çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri aşağıda sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından da verilir:

a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.

b) İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri.

c) Bakanlıkça yetkilendirilmiş eğitim kurumları.

ç) Çalışanlara ücretsiz eğitim hizmeti veren ve kamu yararına kuruluş statüsüne haiz, eğitim amaçlı kurulmuş vakıflar.

(3) İkinci fıkrada belirtilen kurum ve kuruluşlar bu eğitimleri bünyelerinde görevli; işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitici belgesine veya iş güvenliği uzmanlığı belgesine veya işyeri hekimliği belgesine sahip kişiler aracılığı ile verebilirler. Eğiticilerin uzmanlık alanının Ek-1’de yer alan konulara uygun olması şartı aranır.”

hükümlerine yer verilmektedir.

İlgili hükümlerden anlaşılacağı üzere, eğiticinin uzmanlık alanlarının yüksekte çalışma konusuna uygun olması koşulu ile söz konusu eğitimler iş yerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları, kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri tarafından verilebilmektedir.

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği ve Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te yüksekte çalışma özelinde belirli bir belgeye atıf yoktur! Söz konusu eğitimlerin yüksekte çalışma eğitici eğitimi sertifikasına veya çeşitli iple erişim sertifikalarına sahip kişiler tarafından verilmesi gerektiğine dair emredici veya kısıtlayıcı herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır.

2. UZMANLIK ALANI UYGUNLUĞU NEDİR?

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ilgili yönetmelikte belirtilen eğiticiler tarafından - uzmanlık alanının Ek-1’de yer alan konulara uygun olması kaydıyla -  verilebileceği belirtilmektedir.  Bu noktada mevzuat incelendiğinde, alana yönelik uzmanlığın doğrulanması ve tevsiki ile ilgili herhangi bir kısıtlayıcı hükme yer verilmediği görülmektedir. Bu çerçevede, söz konusu eğitimlerin verilebilmesi için temel şart olan işyeri hekimliği veya iş güvenliği uzmanlığına ilişkin eğitici belgesine ya da iş güvenliği uzmanlığı veya işyeri hekimliği belgesine sahip olunmasının yanı sıra, ilgili kişinin yüksekte çalışma eğiticiliği konusunda aldığı belgenin ve akademik veya mesleki tecrübesinin de yeterlilik kapsamında değerlendirilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Eğitim verecekler belirlenirken ilgili kişilerin bu alandaki tecrübesi ve sahip olduğu sertifikalar dikkate alınarak görevlendirme yapılabileceği değerlendirilmekte ve bu hususların belgelendirilmesinin yerinde olacağı düşünülmektedir.

3. EĞİTİMİN SÜRESİ NEDİR?

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile çalışanların özellikle yapacağı iş ve işyerine özgü riskler ile korunma tedbirlerini içeren konularda öncelikli olarak eğitilmesi hüküm altına alınmakta ve işle ilgili bilgi, tutum ve davranışlarında iş sağlığı ve güvenliği açısından olumlu değişikliğe neden olacak bir eğitim almalarının sağlanması hedeflenmektedir.

Yüksekte çalışma konusu, Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in Ek-1 Eğitim Konuları Tablosunda yer alan ‘4. Diğer Konular’ başlığında değinilmektedir. Takdir edilmelidir ki çalışanların alması gereken eğitimlerin süresinin tayin edilmesinde her bir iş yerine özgü olarak o iş yerinde yapılan çalışmaların kapsamı büyük önem arz etmektedir. Nitekim bu durum ilgili Yönetmeliğin 11 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "eğitim sürelerinin Ek-1’de yer alan konulara göre dağıtımında iş yerinde yürütülen faaliyetlerin esas alınacağı" şeklinde ifade edilmektedir. Dolayısıyla yönetmelik, yüksekte çalışmaya yönelik eğitimin süresine dair herhangi bir kısıtlama yapmamaktadır.

Yönetmeliğin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen eğitim sürelerinin ise asgari süreler olduğuna dikkat edilmelidir. Örneğin, çok tehlikeli sınıfta yer alan bir iş yerinde, yapılacak iş kaynaklı tehlikenin boyutu ve ilgili işin diğer faaliyetler arasındaki ağırlığı gibi unsurlar dikkate alınarak her çalışan için toplam eğitim süresi en az 16 saat olacak (ve yüksekte çalışma gibi gerek duyulan konulara daha çok süre ayrılacak) şekilde söz konusu eğitimler düzenlenebilmektedir. Ayrıca günlük azami eğitim süresine dair bir hüküm bulunmamakta ancak Yönetmeliğin 11 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında  "eğitim sürelerinin bütün olarak değerlendirilmesi esas olmakla birlikte bir saatten az olmamak kaydıyla iş yerindeki vardiya ve benzeri iş programları da dikkate alınarak farklı zaman dilimlerinde de değerlendirilebileceği" belirtilmektedir.

Sonuç olarak eğitimin süresi belirlenirken iş yerinin iş programları dikkate alınmalı ve Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 12 nci maddenin 5 inci fıkrasında hüküm altına alındığı üzere eğitimin, çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik davranış değişikliği sağlayacağı ve eğitimlerde aktarılan bilgilerin öneminin çalışanlarca kavranacağı şekilde olması sağlanmalıdır.

4. EĞİTİM İÇERİĞİNDE HANGİ KONULAR YER ALMALIDIR?

Bilindiği üzere, Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nin Ek-4 bölümünün “Yüksekte Çalışma” başlığı altındaki 2 nci maddesinin (g) bendinde “Bu alanlarda çalışanlara yüksekte çalışmayla ilgili tehlikeler, riskler, kontrol tedbirleri ve güvenli çalışma yöntemleri konularında eğitim verilir.” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla ilgili yönetmelik kapsamında verilecek eğitimler temel olarak bu konuları içermelidir. Diğer bir taraftan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in ‘Eğitimin temel prensipleri’ başlıklı 12 nci maddesinin 1 inci fıkrasında “Eğitimin verimli olması için, eğitime katılacakların ihtiyacı olan konuların seçilmesine özen gösterilir. Eğitim, çalışanların kolayca anlayabileceği şekilde teorik ve uygulamalı olarak düzenlenir.” hükmü bulunmaktadır. Dolayısıyla Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde zorunlu olarak hüküm altına alınan konularla birlikte çalışan ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim içeriği oluşturulmalıdır.  

Yüksekte çalışma gibi çeşitli teçhizat ve ekipman kullanımının yaygın olduğu alanlarda uygulamalı eğitimlerin önemi bilinmekle birlikte ihtiyacın; yapılacak işin nevi ile iş yeri ve çalışan profilleri özelinde değerlendirilmesi daha doğru olacaktır. İlerleyen süreçlerde işin mahiyetinde değişiklik olması gibi durumlar nedeniyle, işe özgü olarak verilmiş olan yüksekte çalışma eğitiminin yetersiz kalması durumunda ise Yönetmeliğin ‘Eğitim programlarının hazırlanması’ başlıklı 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında belirtilen “İlgili mevzuatın değişmesi veya çalışma şartlarına bağlı olarak yeni risklerin ortaya çıkması halinde yıllık eğitim programına bağlı kalmaksızın çalışanların uygun eğitim almaları sağlanır.” hükmü göz önüne alınmalıdır.

5. EĞİTİMLERİN TEKRARLANMA SÜRESİ NE OLMALIDIR?

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında “İşveren, çalışanlarına asgari Ek-1’de belirtilen konuları içerecek şekilde temel eğitimlerin çalışan işe başladıktan sonra en kısa sürede verilmesini sağlar.” hükmü eğitimlerin iş yerinin tehlike sınıfından bağımsız olarak tüm çalışanlar tarafından alınacağını belirtmektedir. Mezkûr yönetmeliğin 6 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasında ise “Birinci fıkraya göre verilen eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak aşağıda belirtilen düzenli aralıklarla tekrarlanır:

a) Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yılda en az bir defa.

b) Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iki yılda en az bir defa.

c) Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde üç yılda en az bir defa.” hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla ilgili hükümler tekrarlanma aralığının asgari eğitim süresinde olduğu gibi iş yerinin tehlike sınıfı özelinde değiştiğine işaret etmektedir. Diğer bir ifadeyle iş yerinin tehlike sınıfına göre yılda en az bir, iki yılda en az bir veya üç yılda en az bir şeklinde düzenlenmelidir. Dolayısıyla çok tehlikeli sınıfta yer alan bir inşaat iş yerinde eğitimin tekrarlanma periyodu yılda bir defa veya daha sık olacak şekilde belirlenebilir. Nihai amaç verilecek eğitimler marifetiyle çalışanlarda davranış değişikliğinin sağlanması ve bu doğrultuda güvenli çalışma uygulamaları ile düşme şeklinde iş kazalarının önlenmesidir.

6. BELGELENDİRME NASIL OLMALIDIR?

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 15 inci maddesi uyarınca, düzenlenen işe başlama eğitimi, temel eğitim, bilgi yenileme eğitimi, ilave eğitim ve benzeri tüm eğitimlerin belgelendirilerek çalışanın özlük dosyasında saklanması gerekmektedir. İlgili maddenin 1 inci fıkrası gereği, temel eğitimlere ilişkin belgelerin Ek-2’de yer alan örneğine uygun olarak düzenlenmesi zorunludur. Yüksekte çalışmaya dair eğitimlerin temel eğitim kapsamı dışında verilmesinin gerektiği durumlarda ise (işe başlama eğitimi, bilgi yenileme eğitimi, ilave eğitim vs.) eğitim belgesi Yönetmeliğin 5 inci maddesi doğrultusunda düzenlenmelidir. İlgili hükümlerden anlaşılacağı üzere, temel eğitimler için Ek-2 örneğine uygunluk şartı aranırken diğer eğitimler için bu örnek şart koşulmamaktadır.

📚🔍Yüksekte güvenli çalışmaya dair teknik konuları içeren dokümanlara ise internet sitemizin “Yayınlar” bölümünden erişebilirsiniz.